Erzincan Medya
10° Erzincan

Erzincan

10°

Erzincan

Pazar

13°/

Pazartesi

18°/

Salı

21°/ 11°

Çarşamba

23°/ 13°

Perşembe

24°/ 13°

Cuma

24°/ 15°

Erzincan Medya

Paylaş
veya
aşağıdaki bağlantıyı paylaşın:

Erzincan zengin kültürü ve tarihiyle adından söz ettiriyor

Yayınlanma:
ABONE OL
Erzincan zengin kültürü  ve tarihiyle adından söz ettiriyor

Erzincan, Türkiye’nin doğu bölgesinde yer alan zengin kültür ve tarihiyle adından söz ettiren bir kent olarak varlığını gösteriyor.

Erzincan tulum peyniri ve bakırın başkenti olmasının yanı sıra aynı zamanda stratejik öneme sahip doğal güzelliklerinin yanında tarihi kültürü ve zengin mutfağıyla da dikkatleri çekiyor. Yıl içinde kente gelen yerli ve tabancı turistler şehrin doğallığı ve konumundan dolayı etkilendiklerini sık sık dile getiriler.

Erzincan dediğimiz zaman farklı yönleriyle insanlar arasında yer edinir. Kimisi tarihi ve doğasını önce dile getirirken kimisi yaşadığı acıları kimisi ise lezzetli ürünlerini belirtir.

Erzincan dendiğinde akla ilk gelen şeyler arasında şunlar yer alır.

Tulum peyniri Coğrafi işaretler arsında bulunan bu lezzetli peynirin ünü Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış durumda. Lezzetiyle sofraları süsleyen tulum peyniri Erzincan’ı dünyaya tanıtan ürünlerin başında geliyor.

Doğal güzellikleri: Erzincan çevresinde doğal güzellikleri barındıran yerler arasında bulunuyor. Girlevik Şelalesi yıl içinde farklı zamanlarda binlerce ziyaretçisini ağırlıyor. Yine Karanlık Kanyon ve Ergan Dağı bunların başında geliyor. İlçelerde bulunan doğal güzellikler yıl içinde yerli ve yabancı turisti kendine çekmeyi başarıyor.

Tarihi ve Kültürel Zenginlikler: Erzincan, tarihi ve kültürel açıdan zengin bir geçmişe sahip iller arasında bulunuyor. Altın Tepe, Şehir merkezine 15 km. uzaklıkta, Erzincan-Erzurum karayolunun 100 m. kuzeyinde yer almaktadır. Günümüze kadar ulaşabilmiş en sağlam Urartu şehirlerinden birisidir. Terzi Baba Türbesi, Asıl adı Muhammed Vehbi olan Terzibaba, 1779-1848 yıllarında yaşamıştır. Mesleği terzilik olduğundan, “Terzibaba” adıyla anılmıştır. Tasavvufi konuları içeren “Kenzil Fütuh” adlı bir eserleri mevcuttur. Beldenin manevi mimarı Terzibaba’nın mezarı, kendi adıyla anılan şehir mezarlığının içindedir. Kutsal bir manevi kişiliğe sahip olan Terzibaba’nın türbesi, halk tarafından ziyaret edilmektedir.
Mamahatun Kervansarayı, Yapım kitabesi bulunmayan kervansarayın 13. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.Türbenin 30 m doğusundadır. Onarımlar nedeniyle özgün biçimini yitirmiştir. Yakın bir geçmişte çevre düzenlemesi ile birlikte restorasyonu yapılmıştır. Ana hatlarıyla Osmanlı kent hanları planındadır. Sarımsı renkte, düzgün kesme kireç taşı ile inşa edilmiştir. Çevre duvarı konik çatılı 16 silindirik yarım kuleyle desteklenmiştir. Doğuda sivri kemerli taçka¬pı vardır. Girişin sağ ve solunda dikdörtgen planlı mekanlar sıralanır. Ortada üstü açık avlu, kuzey ve güneyinde yük hayvanları için uzun ahırlar ve bir dizi hücre bulunmaktadır. Planı ve mimari özellikleriyle 12. yüzyıl sonunda yapıldığı sanılmaktadır.Kervansarayın kuzeydoğu köşesinde yer alan Mama Hatun Hamamı, kitabesi olmamak¬la birlikte kervansarayla aynı zamanda yapıldığı sanılmaktadır. Orijinal özelliklerini olduk¬ça yitirmiştir.
Külliye içerisinde bulunan ve Evliya Çelebi’nin sözünü ettiği mescit, I.Dünya Savaşı’nda yıkılmış, daha sonra yerine bir cami inşa edilmiştir.
Kemah Kalesi, Anadolu’nun en eski ve tabii kalelerinden biri olan Kemah Kalesinin kuruluşu, Hitit-Urartu dönemine kadar uzanmaktadır.Sarp kayalar üzerinde kurulu olan Kalenin, iç içe iki yapısı olup, çevresi surlarla çevrilidir. Abrenk Kilisesi ve Dikili Taşlar,Üçpınar Köyü yakınlarındaki Vank dağının güneydoğusunda, çukurca bir alan içerisindedir. Giriş kapısının üzerinde 1854 tarihi geçmektedir.Kilise ile birlikte bir şapel ve iki tane de dikili taş bulunmaktadır.

Bu taşlar, mimarisi ve bezemesiyle dikkat çekip, XII. yy. dan sonra Selçuklu Prensi Nasurettin dönemiyle tarihlenen kitabeler taşırlar.
Mamahatun Türbesi
Erzincan Tercan İlçesinde bulunan Mama Hatun Türbesi, 1192’de ölen Saltuklu Prensesi Mama Hatun adına yaptırılmıştır. Mama Hatun Saltuklu Beyliğinin başına ll91’de geçen II.İzzeddin Saltuk’un kızıdır.Türbenin kitabesinde yalnızca mimarının ismi okunmaktadır. Saltuklu Devleti’nin 1202 yılında yıkıldığı dikkate alınacak olursa bu türbe l192-1202 yılları arasında yaptırılmış olmalıdır. Türbenin mimarı Ahlatlı Ebu’n-Nema bin Mufaddal’dır. Kümbetin yanında kervansaray ,hamam ve bir de mescit bulunmaktadır. Böylece kümbet adeta bir külliye konumundadır. Mama Hatun Türbesi, dilimli gövdesi, onu kuşatan duvarları ile Anadolu’da benzerine rastlanmayan, mimari yapısı ve planı ile kendine özgün bir yapıdır. Bununla beraber bazı yönleriyle de Ahlat kümbetlerini andırmaktadır. Sarıya yakın kesme taştan iki ayrı bölüm halindeki türbe, son derece itinalı bir işçilikle yapılmıştır. Bölümlerden biri türbe diğeri de onu çevreleyen duvarlardır. Sultan Melik Türbesi, 1071-1228’de yöreye egemen olan Mengücek Beyliği dönemine aittir. Kemah’ın kuzeybatısındaki, kayalık platform üzerinde yapılmıştır.
Tığla duvarlı, sekiz köşeli bir yapıdır.
Alttaki mezar odasının ortasında üst katı taşıyan sekizgen bir sütun vardır.
Orta direk, tavan silmeleri ve tavan, tuğla örgü düzenindedir.
Türbe, inşa malzemesi ve cenazeliğin orijinal şekli ile dikkat çekmektedir.
Halk arasında “Sultan Melek” olarak adlandırılan türbede, Mengücek Beyliği döneminde yaşayan Sultan Melik’in mumyası ve 5 mezar bulunmaktadır.
Refahiye Merkez Camii, İlçe merkezinde bulunan Merkez Camii, batılı dönem bezeme özelliklerini göstermekte, avlusunda ise Bahaettin Paşa şehitliği bulunmaktadır.
Kemah Gülabibey Camii, Kemah ilçe merkezinde Çarşı Mahallesi’ndedir. Uç kitabesi vardır.Ayrıca, 18. yüzyıla ait onarım kitabesi bulunmakta’dır. Kare planlı, eğimli çatıyla örtülü bir yapıdır. Doğu ve batı duvarlarında 2 dizide 3’er, güney duvarında mihrabın yanlarında 2 dizide 2’şer penceresi vardır. Kuzeye, daha geç dönem de son cemaat yeri eklenmiştir. Mihrap mukarnas dolguludur, çevresi Barok süslemelidir. İbadet mekanına sütunceli taç kapının nişinde bulunan yuvarlak kemerli kapıdan girilir.

Erzincan’ın mutfağı da oldukça zengindir. Yöresel lezzetler arasında: yaprak döner, yaprak sarma, kesme çorba, su böreği, kuzu dolması, gendime çorbası, kasefe tatlısı, sırın tatlısı, kesme kadayıf, Erzincan üzümü, tulum peyniri, tava leblebisi yer almaktadır.

Haber bültenimize kayıt olun

Gelişmelerden anında haberdar olmak için haber bültenimize kaydolun ve en güncel haberleri kaçırmayın!

Verilerinizin korunmasını önemsiyoruz.
Gizlilik Politikamızı okuyun.

İlgili Haberler