Erzincan’da yüzyıllardır anlatılan Köşk-ü Nigâr efsanesi, aşk ve sadakatin sembolü olarak bölgeyi ziyaret edenleri geçmişe götürüyor. Efsanenin izleri sonbaharda yeniden canlanıyor.
Doğu Anadolu’nun kalbinde yer alan Erzincan, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, köklü halk anlatılarıyla da dikkat çekiyor. Kentin belleğinde derin izler bırakan ve yüzyıllardır nesilden nesile aktarılan Köşk-ü Nigâr efsanesi, son yıllarda yeniden ilgi odağı hâline geldi.
Rivayete göre, güzelliğiyle dillere destan bir kadın olan Nigâr, sevdiği kişinin savaş dönüşünü beklemek üzere kentin eteklerinde yüksek bir tepeye inşa edilen bir köşke yerleşir. Aradan geçen yıllara rağmen sevgilisinden haber alamayan Nigâr, ömrünü bu köşkte sadakatle bekleyerek geçirir. Zamanla köşk yıkılsa da, Nigâr’ın aşkı ve sabrı Erzincan halkının hafızasında yaşamayı sürdürür.
Sonbahar aylarında artan ziyaretçi ilgisi, efsanenin geçtiği rivayet edilen tepeyi yeniden gündeme taşıdı. Bölgeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistler, sessizlik içinde Nigâr’ın hüzünlü hikâyesini dinleyerek adeta zamanda bir yolculuğa çıkıyor.
Kültürel mirasın yaşatılmasına yönelik çabalar da hız kazandı. Erzincan’daki yerel yönetimler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, Köşk-ü Nigâr efsanesini yazılı ve görsel projelerle geleceğe aktarmak için çalışmalar yürütüyor. Planlanan etkinlikler, belgesel çekimleri ve dijital arşiv projeleriyle bu dokunaklı hikâyenin yeni nesillere ulaştırılması hedefleniyor.
Köşk-ü Nigâr efsanesi, sadece bir aşk hikâyesi değil; sadakatin, bekleyişin ve zamanın izlerinin sembolü olarak Erzincan’ın kültürel dokusunda yaşamaya devam ediyor. Bu efsane, geçmişle bağ kurmak isteyen herkesi Erzincan’ın mistik atmosferine davet ediyor.
Yüzyıllık Aşkın Sessiz Tanığı
Erzincan’da yüzyıllardır anlatılan Köşk-ü Nigâr efsanesi, aşk ve sadakatin sembolü olarak bölgeyi ziyaret edenleri geçmişe götürüyor.
