Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Servisler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Sınav stresini yönetmek için bu noktalara dikkat

    Ay Koleji Okul Psikolojik Danışmanı Aysu Korkmaz, çocukların ailelerinin kaygılarını hissettiğini ve böyle dönemlerde ailelerin kaygılarının, çocukların kaygılarına dönüşebildiğini söylüyor.

    Ay Koleji Okul Psikolojik

    Sınavlar, öğrencilerin eğitim hayatının hemen hemen her döneminde var olan bir değerlendirme aracı ve kademeler arası geçişlerin belirlenmesinde önemli bir ölçüt olarak karşımıza çıkıyor. Çocuklar, erken yaşlardan itibaren sınavın getirdiği sosyal, duygusal ve bilişsel bazı faktörler nedeniyle sınav kaygısı yaşıyorlar. Bu süreçte ailelerin tutumlarının, öğrencilerin sınava yaklaşımını etkileyeceğini belirten Ay Koleji Okul Psikolojik Danışmanı Aysu Korkmaz, çocukların ailelerinin kaygılarını hissettiğini ve böyle dönemlerde ailelerin kaygılarının, çocukların kaygılarına dönüşebildiğini söylüyor.

    Günümüzde, çocukların hayatlarının büyük bir kısmı fazla sayıda sınava çalışmakla geçiyor. Bu sınavlarda iyi performans gösterme veya başarısız olma korkusu ise sınav kaygısına sebebiyet verebiliyor. Kaygı ve korku, psikolojik olarak tükenmeye yol açtığı için de sınav performansına ve öğrencilerin yaşam kalitesine olumsuz yönde etki ediyor. Bu kaygı ve korkuları yaşamamak için erken yaşlardan itibaren çocuklarını planlı ve disiplinli yaşamayı öğretmesi gerekli. Okul döneminde etkili bir çalışma planı oluşturulmasını öneren uzmanlar; bununla birlikte düzenli fiziksel aktivite ve sakinleştirici etkinlikler, sağlıklı beslenme, sosyal aktivitelere katılmak gibi konulara da önem vermek gerektiğine dikkat çekiyor.

    Ders çalışmak için mutlaka planlama yapılmalı ve plana sadık kalınmalı

    Sınav kaygısını yönetmek için belirli noktaların değerlendirilip uygun şekilde düzenlenmesiyle başarılı sonuçların elde edilebileceğini söyleyen Ay Koleji Okul Psikolojik Danışmanı Aysu Korkmaz, ‘’Öğrencilerin sınav kaygısını yönetmeyi öğrenmelerini sağlamak gerekiyor. Öncelikle kaygının altında yatan sebep ya da sebepleri anlamak gerekir. Her öğrencinin ihtiyacı farklı olabilir dolayısıyla çocuğu tanımak ve çocuğun kendini tanıması bu anlamda büyük önem taşıyor. Kaygıyı etkileyen birçok faktör var. Bu faktörlerle başa çıkılamadığında bir uzmandan destek almak gerekebilir. Kaygı sebebiyle öğrencilerde, derslere odaklanma güçlüğü ve erteleme davranışı, planlı çalışma ve zaman yönetimi ile bir rutin oluşturularak kaygı kontrol edilebilir. Eğitim ile ilgili yapılan planlamalara çocuğun sosyal hayatını canlı tutacak etkinlikler de dahil edilmelidir. Ayrıca, uyku düzeni, fiziksel aktiviteler ve yeme içme alışkanlıklarının da sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilmesi çocuğun kaygısını azaltacak, güvende hissettirecektir. Teknolojik aletler ile geçirilen vakit de çocuğun faydasına olacak şekilde düzenlenmeli ve belirli saatler içerisinde gerçekleştirilmelidir’’ dedi.

    “Odaklanma sorunlarına sanat ve spor aktiviteleri iyi geliyor”

    Bir diğer önemli noktanın sosyalleşmek olduğunu söyleyen Aysu Korkmaz; “Bireyin başkalarıyla empati, şefkat, güven ve samimiyet içeren ilişkiler kurması gereklidir. İnsan olarak başka insanlara, sosyalleşmeye ve yakın ilişkilere ihtiyacımız var. Sağlıklı sosyal ilişkilerin kaygıyı azalttığı birçok araştırmada tespit edilmiştir. Bu noktada, daha önce zaman yönetiminde de bahsedildiği gibi denge sağlamak önemlidir. Sosyal ilişkilere ayrılacak zamana dilimine dikkat edilmeli, çalışma düzeni aksatılmamalıdır. Sınav hazırlık sürecinde çocuğun

    daha önceden ilgilendiği, keyif aldığı müzik aleti dersleri, spor ve sanat dersleri bu süreçte azaltılabilir. Fakat tamamen bırakılmamalıdır. Dikkat, odaklanma gibi sorunlara da iyi gelecek çalışmaların sanat ve spor aktiviteleri olduğu unutulmamalıdır. Bahsedilen tüm bu noktaları dikkate alarak sınav kaygısı başarılı bir şekilde yönetebilmek mümkün” diye konuştu

    Ailelerin yapıcı bir yaklaşım göstermesi gerekiyor

    Bu dönemde ailelere de büyük bir görev düştüğünü belirten Korkmaz, “Sınav dönemi, sınava hazırlanan öğrenciler kadar aileler ve yakınlar için de stresli ve zorlu bir süreç. Bu nedenle, ailenin sınav konusundaki tutumu, öğrencilerin sınava yaklaşımını direkt etkileyebilir. Ebeveynler sınav hakkındaki düşünce ve duygularını anlatırken yapıcı bir yaklaşımla iletişim kurmaya özen göstermelidir. Çocuklarının sınavda aldıkları sonuç değil; sınava hazırlık sürecinde göstermiş olduğu çaba ve emek takdir edilmelidir. Sonuç ne olursa olsun ona olan sevgi ve değerin değişmeyeceği, her koşulda sevildiği ve değerli olduğu çocuğa hissettirilmeli” ifadelerini kullandı.

    Erzincan Haber