12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü münasebetiyle Erzincan’da program düzenlendi

12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ’nün 98’nci yıl dönümü münasebetiyle Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından program düzenlendi.Erzincan Müftülüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Erzincan Valisi...

12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü münasebetiyle Erzincan’da program düzenlendi

12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ’nün 98’nci yıl dönümü münasebetiyle Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından program düzenlendi.

Erzincan Müftülüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Erzincan Valisi Ali Arslantaş, Erzincan Milletvekili Burhan Çakır, 3. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ali Ekiyor, Erzincan Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy, kamu kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından okunan İstiklal Marşı ile başlayan programda Erzincan İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün, Erzincan Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy ve Erzincan Milletvekili Burhan Çakır birer konuşma yaptılar.

Ardından konuşan Erzincan Valisi Ali Arslantaş, “Türkün Ateşle İmtihanı” diye adlandırabileceğimiz Türk Kurtuluş Savaşının Kahraman Mehmetçiklerimizin insanüstü, destanı mücadelesini oldukça görkemli bir sesle anıtlaştıran İstiklal Marşımızın kabulünün 98. yılını kutluyoruz.

Milletlerin hayatında, savaşta mağlubiyet, esaret, yurt tuttuğu yerden kopma, göç etmek mecburiyeti gibi dönüm noktası teşkil eden buhranlı devreler vardır. Dünya tarihinde satvet ve kudretini ezelden ebede devam ettirebilmiş bir millet görülmemiştir.

Zaman zaman bazı milletler tarih sahnesinde pek parlamış, dünyanın mutlak hâkimi itibarını uyandırmış, fakat saltanatı pek uzun sürmemiştir.

O milletlerde zaman zaman isyanlar, ihtilallerle sarsılmış, sosyal ve iktisadi buhranlarla çalkalanmış, savaşlarda zaferlerin yanında mağlubiyeti onlarda tatmışlardır. Liderin yanında, ona destek olan ilim, fikir ve sanat adamlarının vazifesi ise bu iman gücünü devamlı olarak beslemek ve canlı tutmaktır. Mehmet Akif milletin ıstırabıyla ağlamış, memleketin heyecanıyla çırpınmış Kahraman Mehmetçiği Çanakkale’de destanlaştırmış, milli ve manevi değerleri coşkunlukla işlemiş, milleti manen kuvvetli kılmıştır.

“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.” özgüveniyle tarih sahnesinde var olan bir milletin millî marşının “İstiklal Marşı“ olması son derece tabiidir. Hürriyet aşkı ve Hakk’a olan imanın özellikle vurgulandığı İstiklal Marşı’nda bu değerler yanında bayrak sevgisi; istiklal için yapılan her türlü fedakârlık ve mücadelenin yüceliği; Batı’nın ürkütücü maddi gücüne iman dolu göğsüyle karşı koyan vatan evlatlarının kıymet ve şecaati; şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarının kutsallığı; cennet vatan için canların feda edilmesi gerektiği; mabetler ve buralardan yükselen ezanların ebediyen susturulamayacağı ve bu şuur ve azimde olan millet için ebediyen izmihlalin söz konusu olamayacağı ifade edilmiştir. Bu açıdan baktığımızda İstiklal Marşı, Türk milletinin ruhsuzluk, köksüzlük ve zalimlere karşı haykırışının sarsılmaz bir ifadesidir.

İstiklal savaşının hemen öncesindeki buhranlı günlerde kaleme alınmış olan İstiklal Marşımız; Türk Milletinin azminin ifadesi, iman gücünün maddeye olan üstünlüğünün ispatı olan muazzam bir destandır.

Milletimizin şerefli tarihini hatırlatan, istiklalimizi nasıl kazandığımızı, sahip çıkmamız gereken değerlerimizi terennüm eden ve istikbaldeki nesillere ecdadının vaziyetini ve hislerini yazıp dile getiren ümit ve gurur kaynağımızdır.

Bir millet için en karanlık günler o milletin istiklalinin tehlikeye düştüğü günlerdir.

İstiklal Marşı Şairimiz o zor ve karanlık günlerin içinde yaşamıştır. O şartların korkunçluğunu çok iyi bilmektedir.

Bu yaşanan gerçekleri Mehmet Akif “Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim, inan ki, her ne demişsem görüp de söylemişim” dizesiyle dile getirmiştir.

Gerçekten de Mehmet Akif’in kurtuluşa olan inancı o denli güçlüdür ki düşmanın Sakarya Nehrine kadar geldiği, Başkentin Kayseri’ye naklinin bile düşünüldüğü genel bir umutsuzluk ortamında; “Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın/ Kim bilir belki yarın belki yarından da yakın” Diye haykırabilmiş, umudunu bir an olsun bile yitirmemiştir. Yıllar sonra bir dostu Mehmet Akif’e, bu şiiri niçin Safahata koymadın diye sorar. O da, o benim şiirim değil milletin şiiridir diye cevaplar bu soruyu. Tıpkı marşta Şanlı Bayrağımız için söylediği; “O benimdir, o benim milletimindir ancak” dizesini çağrıştıran bir üsluptur bu.

Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşını yazması Türk Milletinin özgürlük ve bağımsızlık tutkusunu böylesine muhteşem bir söyleyişle anıtlaştırması kutlanmaya değer bir olay, kendisi de sonsuzluğa taşınan bir ozandır.

12 Mart 1921, Mustafa Kemal’in kurtuluş mücadelesinin coşkusunu güçlendiren İstiklal Marşımızın kabul ediliş tarihi olarak Türkiye Cumhuriyetinin görkemli tarihine altın harflerle yazılmıştır.

Milli şairimizin ortaya koyduğu gençlik modeli, hamdolsun şimdi karşımızda. Vatan, millet ve devlet söz konusu olduğunda düşmanın karşısında sıra dağlar gibi durabilen hamiyetli vatan evlatlarımız ülkemizin bekası için büyük bedeller ödedi. Vatan sevgisi, millet yolunda canını seve seve vermek demektir.

Vatan sevgisi mukaddesatı için çırpınan yürekte olur. Burası Anadolu toprağıdır. Gönlü mayalıların yurdudur. Bilmeyen anlayamaz bu duyguyu. Gönül mayası bireyi insan eder, toprağı vatan eder; bezi, ay yıldızlı bayrak eder ve şerefle yücelerde dalgalandırır.

İstiklal Marşı, gelecekte türlü buhranlara tutulduğunda milletimizi ihya edecek kodları barındıran bir bildiridir. Kader, kıvanç ve tasada birliğimizin tercümanı olan Marşımız, milli birliğimizin teminatıdır. Bugün milli birliğimizi bozmaya çalışan şer güçlere karşı milli azmi ve imanı şahlandıran İstiklal Marşımızın her bir mısraını zihnimize, kalbimize kazımalıyız. Ancak bu ruhla bu badireleri atlatabiliriz. Çünkü biz çağları taksim eden, kıtaları yöneten bir ecdadın torunlarıyız. Bu şuurla hareket edersek bastığımız yerleri toprak deyip geçmezsek büyük Türkiye ülkümüze kimse engel olamaz. Hiçbir güç, birliğimizi kardeşliğimizi bozamaz. Başta gençlerimiz olmak üzere hepimiz İstiklal Marşı’nın her bir dizesini iyi anlamalıyız.

Vakar ve haysiyet abidesi Mehmet Akif tarafından kaleme alınan İstiklal Marşımızın kabulünün yıldönümünü coşkuyla kutluyoruz. Aziz milletimizin ittifak belgelerinden biri olan İstiklal Marşı, milletini tanıyan, samimi, fedakâr, mütevazı bir şahsiyetin yoğurduğu dizelerden hâsıl olmuştur. Yediden yetmişe milletin tüm fertlerinin ortak duygularını yansıtan Marşımız, ifade ettiği fikir, gösterdiği hedef ve barındırdığı değerlerle bir marştan öte Türk milletinin şahsiyetini ortaya koyan bir kimliktir, bir mutabakat metnidir.

İstiklal Marşı’nın Kabulü ’nün 98. Yıl dönümünü en içten duygularımla kutluyorum. Bu toprakları vatan yapan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına Cenabı Hak’tan rahmet diliyorum. İstiklal Marşı gibi bu eşsiz eseri bize bırakan Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle minnetle anıyorum.

13 Mart 1992 yılında meydana gelen depremde hayatını kaybeden 651 vatandaşımızı da rahmet ve minnetle anıyorum. ” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından “Mehmet Toprak Oldu” şiiri okunarak, “Şu Yüce Dağları Duman Kaplamış” türküsü seslendirildi. Daha sonra ise “İstiklal Marşı” oratoryosu katılımcılara sunularak, “Bülbül” şiiri okundu. Akabinde “Mehmet Akif ve İstiklal Marşı” ile ilgili belgesel ile “İstiklal Marşı’nın Kabulü” isimli tiyatro gösterisi izleyicilere sunuldu. Son olarak İstiklal Marşı’nın, mehteran takımı tarafından söylendiği programda, “Milletin Sesi Mehmet Akif” temalı kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrenciler ise ödüllendirildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.